Tasavvuf

Bugün Muharrem Ayı’nın ilk günü! Hicri Yılbaşı başladı

İslam dini açısından önemli bir ay olan Muharrem ayı başladı. Hicri takvime göre Muharrem ayının ilk günü yılbaşı olarak kabul edilir. Aşure günü ise bu ayın 10. gününe denk gelir.  İslam’da bu tarih aralığında önemli olaylar cereyan ettiği için kıymetli bir aydır.

Hicri takvim, miladi 16 Temmuz 622’de Hz. Muhammed (s.a.v)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlamıştır. Ayın yörüngede hareketi esas alındığı için “Hicri Kameri” veya “Sene-i Kameriye” olarak da adlandırılır. Arapça bir kelime olan Muharrem, haram kelimesinin kökünden türetilmiştir. Muharrem Ayı, Zilkade, Zilhicce ve Receb ile beraber Kur’an’da önem verilen dört haram aydan biridir. İslamiyet öncesi dönemde de Araplar, Hz. İbrahim ve Hz. İsmail ile bağdaştırdıkları 4 aydan biri olan bu ayda barış içinde yaşanması, savaş yapılmaması gibi belli başlı kurallara uyulmaktaydı.

Peki Muharrem Ayı’nda ne yapılır? Nasıl dua edilir? 

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlanan dini günler listesine göre Hicri yılbaşı, 31 Ağustos’ta başlıyor Aşure Günü ise ayın 10. günü olan 9 Eylül gününe denk geliyor. Bazı alimlere göre bu günde oruç tutmak sünnettir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur…” (Müslim, “Sıyâm”, 202)

Hicri takvime göre 1441 yılına girdiğimiz faziletlerle dolu bu ay, bereket ve bolluğa işaret etmektedir. Kur’an’da Tevbe Suresi’nde Muharrem Ayı ile ilgili “Allah katında ayların sayısı, gökleri ve yeri yarattığı gün Allah’ın yazdığı şekilde, on ikidir. Bunlardan dördü haram aylarıdır, dosdoğru hesap işte budur”  şeklinde buyurulmuştur. Bahsedilen bu 4 aydan biri Muharrem Ayı’dır. Hz. Peygamber, Medine’ye geldiğinde Yahudi halkın oruç tuttuğunu görmüş ve neden oruç tuttuklarını sormuş. Yahudilerden “Allah’ın Musa’yı düşmanlardan kurtardığı, Firavun’u boğdurduğu gün” cevabını aldığında “Biz Musa’nın sünnetini yaşatmaya sizden daha yakınız ve hak sahibiyiz” diyerek müslümanlarla beraber oruç tutmaya başlamıştır. Fakat yalnızca Aşure günü oruç tutulması, Yahudilere benzeme endişe taşıdığı için 10. gün oruç tutulması mekruh sayılmaktadır. 9-10 veya 10-11. günlerde tutulmasında bir sakınca yoktur. Aynı zamanda hicretten 61 yıl sonra, Muharrem Ayının 10. gününde Kerbela’da tarihin gördüğü en acı olaylardan birinin yaşandığını, Hz. Peygamberimizin (s.a.s)torunu Hz. Hüseyin ve Ehl-i Beyt’ten 72 müminin işkencelere maruz kalarak şehit edildiği günü de anımsatmaktadır.

Muharrem Ayı’nda nasıl ibadet etmeli?

Muharrem Ayı’na özgü bir namaz yoktur bu ay boyunca nafile namazları ve birinci günü tesbih namazı kılınması uygun görülmüştür. Tesbih namazına  “Yâ Rabbî, bu yeni senede beni mağfiret-! ilâhîne, rızâ-i ilâhîne ve hidâyet-i ilâhîne mazhar eyle. Yeni açılan amel defterimi rızâ-i ilâhîne muvâfık amel ile doldurmayı bana nasip eyle. Beni gadab-ı ilâhîne dûçâr edecek amellerden muhâfaza buyur.”diyerek niyet edilir ve namazda şu dualar okunur:

1. rek’atte: 1 Fâtiha-i Şerîfe, 1 Âyetü’l-Kürsî,
2. rek’atte: 1 Fâtiha-i Şerîfe, 1 Âmene’r-Rasûlü… (Sûre-i Âl-i İmrân’ın ilk 2 âyeti de ilâve edilerek)
3. rek’atte: 1 Fâtiha-i Şerîfe, 1 Hüvellâhüllezî…
4. rek’atte: 1 Fâtiha-i Şerîfe, 1 ihlâs-ı Şerîf. Namazdan sonra istiğfâr edilir, salavât-ı şerife getirilir ve arkasından duâ yapılır.
Ayrıca akrabayı ziyaret edip, hediye ile veya çeşitli yardım ile gönüllerini almalı. Şura suresine göre “Aşûre günü, zerre kadar sadaka veren, Uhud Dağı kadar sevaba kavuşur” buyurulmuştur. Bir diğer Hadi-i Şerif’te buyurulduğuna göre  bu gece ilim olarak, ehl-i sünnete uygun bir kitap ve Kur’an-ı kerim okunmalı, kazası olan kaza namazı kılmalı.

Muharrem’in 10. gününe aşure denmesinin bir diğer sebebi ise Allah’ın on peygamberine aşure günüde on farklı ihsanda bulunmasıdır.

Bunlar:
Hz. Musa’nın denizi yararak Firavun ile ordusunu Kızıldeniz’de sulara gömmesi
Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulması
Hz. Adem’in tövbesinin kabul edilmesi
Hz. İsa’nın semaya yükselmesi
Hz. Yusuf’un kuyudan çıkarılması
Hz. Nuh’un gemisinin tufandan kurtulması
Hz. İbrahim’in ateşte yanmaması
Hz. Eyyub’un şifa bulması

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı